Önceki dönem milletvekillerinden, Parlamenter Gazeteci ve Yazarlar Birliği Başkanı İbrahim Aydemir, Ziya Gökalp’in “Türklerde Ahlak” başlıklı yaklaşımının bugün de toplumsal dengeyi açıklayan güçlü bir fikir zemini taşıdığını ifade etti. Aydemir, Gökalp’in ahlak anlayışının yalnız bireysel davranış tarifinden ibaret görülmediğini, millet düzenini taşıyan esas ruhu anlattığını söyledi.
Aydemir, Gökalp’in ortaya koyduğu düşünce sisteminde ahlakın kuru öğütler bütünü şeklinde yer almadığını vurguladı. Türk toplumunda vicdan, sorumluluk, dayanışma ve aidiyet çizgisinin devlet yapısıyla birlikte yürüdüğünü değerlendirdi. Ona göre Gökalp, millet hayatını yalnız hukukla açıklayan anlayışların ötesine geçen bir çerçeve kurdu.
Aydemir, özellikle son yıllarda yaşanan toplumsal savrulmaların ardından Gökalp’in fikirlerinin yeniden okunmasının önem taşıdığını dile getirdi. Toplumsal çözülmenin yalnız ekonomik sebeplerle açıklanamayacağını ifade eden Aydemir, manevi disiplinin zayıfladığı dönemlerde sosyal çatlakların büyüdüğünü söyledi.
Gökalp’in Türk toplumunu tarif ederken aileyi, mahalleyi, dayanışmayı ve ortak vicdanı birlikte ele aldığını hatırlatan Aydemir, bu yaklaşımın bugün de toplumsal direnç hattı oluşturduğunu belirtti. Aydemir, “Gökalp, ahlakı ferdî sınırlar içine hapsetmiyor. Toplumsal düzenin taşıyıcı kolonunu tarif ediyor” dedi.
MİLLET ŞUURU İLE AHLAK BAĞINI KURDU
Aydemir, Gökalp’in düşünce dünyasında ahlakın millet fikrinden ayrı değerlendirilmediğini ifade etti. Türk toplumunun tarih boyunca yalnız askeri kuvvetle ayakta kalmadığını kaydeden Aydemir, ortak vicdanın devlet sürekliliğini besleyen temel kaynaklardan biri olduğunu söyledi.
Gökalp’in özellikle genç kuşaklara yönelik vurgularının dikkat çekici olduğunu belirten Aydemir, milli kimlik ile şahsi sorumluluk arasındaki bağın zayıfladığı dönemlerde toplumsal kırılmaların hızlandığını ifade etti. Aydemir, kültürel hafızanın korunamadığı toplumlarda çözülmenin daha görünür hale geldiğini değerlendirdi.
Aydemir, Gökalp’in ahlak anlayışında fedakârlık kavramının da önemli yer tuttuğunu söyledi. Toplumun yalnız hak arayışıyla ayakta kalamayacağını ifade eden Aydemir, sorumluluk bilincinin güçlü tutulmasının toplumsal dengeyi koruduğunu kaydetti.
ORTAK VİCDAN VURGUSU ÖNE ÇIKTI
Gökalp’in toplum tarifinde ortak vicdan kavramını merkeze yerleştirdiğini dile getiren Aydemir, bunun yalnız geçmişe ait romantik yaklaşım şeklinde okunamayacağını söyledi. Bugün yaşanan küresel kültür baskılarının toplumsal kimlikleri aşındırdığını ifade eden Aydemir, Gökalp’in fikirlerinin bu nedenle yeniden dikkat çektiğini belirtti.
Aydemir, dijital çağın bireyselliği keskinleştirdiğini ancak toplumsal dayanışmayı zayıflattığını ifade etti. Gökalp’in ise toplumun ortak hissiyatını diri tutan yapıları korumaya çalıştığını söyledi. Aydemir, özellikle aile kurumunun zayıfladığı dönemlerde sosyal kırılganlıkların arttığını da hatırlattı.
Türk düşünce hayatında Gökalp’in yalnız fikir adamı olarak değerlendirilmediğini belirten Aydemir, aynı zamanda toplumsal düzen arayışının güçlü isimlerinden biri olduğunu ifade etti. Aydemir’e göre Gökalp’in ahlak yaklaşımı, milletin iç direncini ayakta tutan manevi omurgayı tarif ediyor.
DEVLET VE TOPLUM İLİŞKİSİNİ AHLAKLA TEMELLENDİRDİ
Aydemir, Gökalp’in devlet-toplum ilişkisini yalnız yönetim anlayışı üzerinden kurmadığını söyledi. Ahlaki disiplinin güçlü olduğu toplumlarda kamu düzeninin daha sağlam ilerlediğini ifade eden Aydemir, güven duygusunun toplumsal istikrarı beslediğini kaydetti.
Gökalp’in millet tarifinde kültürün merkezi yer tuttuğunu dile getiren Aydemir, ahlakın da bu kültürel bütünlüğün ayrılmaz parçası olduğunu vurguladı. Ona göre Gökalp, Batı karşısında savrulma yaşayan toplumların kimlik krizine sürüklendiğini erken dönemde fark eden isimler arasında yer aldı.
Aydemir, bugün yaşanan kimlik tartışmalarında Gökalp’in fikirlerinin yeniden gündeme taşınmasının dikkat çekici olduğunu belirtti. Toplumların yalnız ekonomik büyümeyle güç kazanmadığını ifade eden Aydemir, kültürel dayanıklılığın da devlet kapasitesini doğrudan etkilediğini söyledi.
GÖKALP’İN FİKİRLERİ YENİDEN GÜNDEME GELİYOR
Aydemir, Ziya Gökalp’in 150. doğum yılında yapılan değerlendirmelerin yalnız anma programlarıyla sınırlı kalmaması gerektiğini söyledi. Gökalp’in fikir dünyasının bugünkü toplumsal tartışmalar açısından güçlü referanslar taşıdığını ifade etti.
Türkiye’nin son dönemde yoğun kültürel baskılarla karşı karşıya kaldığını kaydeden Aydemir, milli hafızayı diri tutan fikir kaynaklarının önem kazandığını belirtti. Aydemir, “Gökalp’in metinlerinde milletin iç düzenini ayakta tutan vicdan çizgisi güçlü şekilde hissediliyor” şeklinde konuştu.
Aydemir, ahlakın yalnız bireysel tercih alanı gibi görülmesinin toplum yapısını zayıflattığını ifade etti. Türk düşünce hayatında ahlakın aynı zamanda sosyal denge ve devlet sürekliliğiyle birlikte değerlendirildiğini kaydetti.
Gökalp’in düşünce sisteminde toplumun çözülmesini engelleyen esas kuvvetin ortak aidiyet duygusu olduğunu belirten Aydemir, bu yaklaşımın bugün de güncelliğini koruduğunu söyledi. Aydemir, kültürel direnç kaybının toplumsal kırılmaları büyüttüğünü de sözlerine ekledi.