Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen fon soruşturmalarına dair Bakanlıkta önemli açıklamalarda bulundu. Ekonomik ve finansal sistemi hedef alan illegal yapılanmalara karşı kararlı bir mücadele yürüttüklerini belirten Gürlek, sürecin ilk andan itibaren büyük bir şeffaflıkla ele alındığını ve hiçbir karanlık noktanın bırakılmayacağını vurguladı.
Soruşturmanın sadece piyasa aktörleriyle sınırlı kalmadığını, finans bürokrasisinin en üst kademelerine kadar uzanan organize bir şebekenin deşifre edildiğini ifade eden Bakan Gürlek, "Karşımızdaki yapının basit bir borsa manipülasyonu ya da vurgunu olmadığı, son derece organize ve kapsamlı bir suç yapılanması olduğu net bir şekilde ortaya konulmuştur" dedi. Borsa bürokratları, manipülatörler ve medya arasında sistematik bir iş birliği ağı kurularak rüşvet çarkıyla denetim mekanizmalarının etkisiz hale getirildiğini kaydeden Gürlek, bu kartelleşmenin piyasa likiditesini ele geçirerek ekonomiye zarar verdiğini belirtti.
Sürecin bilançosuna ve atılan adımlara da değinen Gürlek, soruşturmada gelinen aşamayı şu rakamlarla paylaştı:
-
Toplam şüpheli sayısı 433 olarak kayıtlara geçti.
-
112 kişi tutuklanırken, 186 kişi hakkında adli kontrol tedbiri getirildi.
-
Firari durumdaki 38 şahıs için yakalama kararı çıkarıldı.
-
359 gerçek ve 111 tüzel kişinin mal varlıkları ile banka hesaplarına bloke konuldu.
Vatandaşların mağduriyetinin giderilmesi ve birikimlerinin iadesi için çalışmaların hızla sürdüğünü belirten Adalet Bakanı, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) bünyesinde oluşturulan gönüllü iade mekanizması aracılığıyla yaklaşık 30 milyar lira değerindeki nakit, gayrimenkul ve hisse senedinin hak sahiplerine ulaştırıldığını bildirdi. Yurt dışına kaçırılan varlıkların milli ekonomiye geri kazandırılacağını vurgulayan Gürlek, tasfiye süreçlerinin titizlikle yürütüldüğünü ifade etti.
Hukuk devletinin temel ilkelerine bağlı kalacaklarını dile getiren Gürlek, suç işleyenlerin yargı önünde hesap vereceğini, ancak suçsuz kişilerin ve kurallara uygun faaliyet gösteren şirketlerin itibarının zedelenmesine de asla izin vermeyeceklerini kaydetti. Bazı muhalefet çevrelerinin adli süreci siyasi çıkarlar uğruna manipüle etmeye çalıştığını belirten Gürlek, Türkiye'nin huzur ortamından rahatsız olan odakların kara propagandalarına boyun eğmeyeceklerini ve "cerrah titizliğiyle" yürütülen bu davanın sonuna kadar takipçisi olacaklarını sözlerine ekledi.