Ana Sayfa Gündem Siyaset Ekonomi Asayiş Eğitim-Bilim Kültür-Sanat Sağlık-Yaşam Spor Yerel Haberler Teknoloji Kim Kimdir?
Erdoğan: İslam Dünyası İçin Güçlü ve Entegre Ulaştırma Ağı Şart
Erdoğan: İslam Dünyası İçin Güçlü ve Entegre Ulaştırma Ağı Şart
TCMB Başkanı Karahan’dan Enflasyon Mesajı: Sıkı Politika Sürecek
TCMB Başkanı Karahan’dan Enflasyon Mesajı: Sıkı Politika Sürecek
Gürlek’ten HSK’da Reform Vurgusu
Gürlek’ten HSK’da Reform Vurgusu
Diyanet’ten 2026 Ramazan Teması:'Ramazan, Cami ve Hayat'
Diyanet’ten 2026 Ramazan Teması:'Ramazan, Cami ve Hayat'
MSB Haftalık Toplantısında Güvenlik ve Savunma Mesajları
MSB Haftalık Toplantısında Güvenlik ve Savunma Mesajları

Talat Paşa Aydemir

KIR–KENT DENGESİ VE HİNTERLAND: ANKARA’NIN İKTİSADÎ ÇEVRİMİ
22 Mart 2025 Cumartesi

Bir şehrin iktisadî gücü, yalnız kendi içinde ürettikleriyle sınırlı değildir. Asıl belirleyici olan, çevresiyle kurduğu alışveriş ve denge ilişkisidir. Ankara’nın tarih boyunca ayakta kalabilmiş olmasının önemli sebeplerinden biri, kır ile kent arasında kopmayan bu ilişkidir. Şehir, çevresini tüketen bir merkez olmamış; çevresiyle birlikte yaşayan bir iktisadî çevrim kurabilmiştir.

Ankara’nın iktisadî hayatı, çevresindeki yerleşimlerle sürekli temas hâlinde gelişmiştir. Kırsal alan, yalnızca hammadde sağlayan bir arka plan değil; şehir ekonomisinin aktif bir parçası olmuştur. Bu ilişki, Ankara’yı dışa bağımlı bir ticaret merkezine dönüştürmemiştir. Şehir, ihtiyaçlarının önemli bir kısmını kendi hinterlandıyla kurduğu bağ üzerinden karşılamıştır. Bu durum, iktisadî hayatı daha dayanıklı kılmıştır.

Kır–kent dengesi, Ankara’da tek yönlü bir akış üretmemiştir. Şehir, çevresinden yalnızca ürün alıp karşılığında sınırlı bir değer sunmamıştır. Çarşı ve pazarlar aracılığıyla kırsal üretim şehirde dolaşıma girmiş; bu dolaşım, kırsal kesimin de şehir hayatına dolaylı olarak katılmasını sağlamıştır. Böylece Ankara, çevresini dışlayan bir merkez değil; çevresiyle birlikte genişleyen bir yapı sergilemiştir.

Bu karşılıklı ilişki, iktisadî dalgalanmaların şehri sarsmasını da sınırlamıştır. Kırsal üretimde yaşanan düşüşler, şehirde ani çökmelere yol açmamış; şehirdeki durgunluklar da kırsalı bütünüyle felç etmemiştir. Bu denge, Ankara’nın iktisadî hayatını esnek hâle getirmiştir. Esneklik, iktisadî sürekliliğin en önemli şartlarından biridir.

Ankara’nın çevresiyle kurduğu bu ilişki, ticaret zihniyetini de şekillendirmiştir. Şehirde ticaret, yalnız uzak pazarlara yönelen bir faaliyet olmamış; yakın çevreyle düzenli alışveriş üzerine de kurulmuştur. Bu durum, ticaretin spekülatif bir karakter kazanmasını engellemiştir. Ankara’da iktisadî hayat, büyük kazançlar kadar düzenli gelirleri de önemsemiştir.

Bu yapı, şehrin iktisadî ritmini belirlemiştir. Ankara’da iktisat, mevsimsel dalgalanmalara duyarlı ama onlara teslim olmayan bir karakter sergilemiştir. Kırsal üretimin ritmi, şehir ekonomisinin de ritmini belirlemiş; bu ritim, aşırı hızlanma ya da sert yavaşlamalar üretmemiştir. Ankara’nın ağır ve dengeli temposu, bu iktisadî çevrimin sonucudur.

Kır–kent dengesinin korunması, toplumsal huzuru da desteklemiştir. Şehir ile çevresi arasında derin uçurumlar oluşmadığında, göç baskısı sınırlı kalır. Ankara, tarih boyunca büyük ve kontrolsüz göç dalgalarına maruz kalmamış; bu durum şehir dokusunun ve iktisadî yapının korunmasına katkı sağlamıştır. İktisat ile demografi arasındaki bu ilişki, şehrin uzun vadeli istikrarını beslemiştir.

Ankara’nın hinterlandıyla kurduğu ilişki, onu yalnız bir pazar yeri değil; bir dağıtım ve denge merkezi hâline getirmiştir. Şehir, çevresinden gelen ürünlerin dolaşıma girdiği; şehirde oluşan talebin çevreye yansıtıldığı bir ara yüz işlevi görmüştür. Bu işlev, Ankara’nın iktisadî merkez olma kapasitesini güçlendirmiştir.

Sonuç olarak Ankara’nın iktisadî hayatı, kendi içine kapanan ya da çevresini sömüren bir yapı üretmemiştir. Şehir, çevresiyle birlikte ayakta kalmayı öğrenmiştir. Bu öğrenme, Ankara’nın tarih boyunca merkez olma vasfını besleyen en önemli unsurlardan biridir. İktisat, burada yalnız şehir için değil; şehirle birlikte yaşayan çevre için de çalışmıştır.

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
YAZARLAR
Talat Paşa Aydemir
Talat Paşa Aydemir
HAK EDİLMİŞ MERKEZ: ANKARA’NIN SON SÖZÜ
Dağıstan Türkmen
Dağıstan Türkmen
Orta Asya açılımında stratejik bir eşik
İzzet Sevimli
İzzet Sevimli
Tarımda bugün konuşmamız gereken mesele
Erkan Zorlu
Erkan Zorlu
Sessiz izleme çağında istihbarat
Oylum Demiray
Oylum Demiray
Geçiş süreci nasıl olacak?
Ali Kemal Koçak
Ali Kemal Koçak
Eşit yurttaşlık safsatası neyin hesabı
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
ANKET
Türkiye'nin aktif dış politikasını nasıl buluyorsunuz?

Doğru Buluyorum
Yanlış Buluyorum
Fikrim Yok

Sonuçları göster Anket arşivi
ARŞİV
Ana Sayfa Gündem Siyaset Ekonomi Asayiş Eğitim-Bilim Kültür-Sanat Sağlık-Yaşam Spor Yerel Haberler Teknoloji
KünyeKünye FacebookFacebook TwitterTwitter Günün HaberleriGünün Haberleri