Ana Sayfa Gündem Siyaset Ekonomi Asayiş Eğitim-Bilim Kültür-Sanat Sağlık-Yaşam Spor Yerel Haberler Teknoloji Kim Kimdir?
Reel Kesim Güven Endeksi Mayısta Yükseldi
Reel Kesim Güven Endeksi Mayısta Yükseldi
Nisanda İhracat Güçlü Artış Gösterdi, Dış Ticaret Açığı Azaldı
Nisanda İhracat Güçlü Artış Gösterdi, Dış Ticaret Açığı Azaldı
Doğum Yardımı Ödemeleri Bayram Öncesi Hesaplara Yatırıldı
Doğum Yardımı Ödemeleri Bayram Öncesi Hesaplara Yatırıldı
İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin Faaliyet İzni Kaldırıldı
İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin Faaliyet İzni Kaldırıldı
Bakanlıklarda Üst Düzey Görev Değişiklikleri Resmi Gazete’de Yayımlandı
Bakanlıklarda Üst Düzey Görev Değişiklikleri Resmi Gazete’de Yayımlandı

Talat Paşa Aydemir

BAŞKENTLİĞE HAZIRLANAN ŞEHİR: ANKARA’NIN DEVLET AKLIYLA BULUŞMASI
16 Eylül 2025 Salı

Ankara’nın başkent oluşu, bir sabah alınmış ani bir karar değildir. Bu şehir, uzun bir süre boyunca devletle yan yana durmayı öğrenmiştir. 19. yüzyılın sonlarına gelindiğinde Ankara, imparatorluğun gürültülü merkezlerinden biri değildi; ama güven veren bir yerdi. Güven, başkentler için gösterişten daha değerlidir. Ankara, bu güveni yavaş yavaş inşa etmiştir.

Osmanlı’nın son döneminde merkezî otorite sarsılırken, Ankara çözülmedi. Şehir, idari olarak büyümese bile ayakta kalma kabiliyetini korudu. Yerel düzen, toplumsal denge ve üretim ritmi bozulmadı. Bu durum, Ankara’yı devlet için öngörülebilir bir zemin hâline getirdi. Öngörülebilirlik, modern devletin en çok ihtiyaç duyduğu şeydir.

Ankara’nın coğrafî konumu, bu süreçte belirleyici oldu. Ne cephe hattındaydı ne de tamamen korunaklıydı. Şehir, ulaşılabilir ama savunulabilir bir noktadaydı. Bu denge, Ankara’yı stratejik kıldı. Devlet, kendini yeniden kurarken böyle yerlere yönelir. Ankara, bu yönelimin doğal adreslerinden biri hâline geldi.

Başkentliğe hazırlık sürecinde Ankara’nın en büyük avantajı, aşırı merkezleşmiş olmamasıydı. Büyük şehirlerin taşıdığı alışkanlıklar, dirençler ve çıkar ağları burada yoktu. Bu yokluk bir eksiklik değil; bir imkândı. Yeni bir düzen, Ankara’da daha rahat nefes alabilirdi. Şehir, eskiyi tamamen reddetmeden yeniyi kurmaya müsaitti.

Ankara’nın modernleşme süreci, bu yüzden bir temizlik operasyonu gibi yaşanmadı. Ne geçmiş bütünüyle tasfiye edildi ne de eski yapılar kutsandı. Şehir, ikisi arasında ölçülü bir mesafe bıraktı. Bu mesafe, devletin yeniden yapılanmasına alan açtı. Ankara, devlet için bir deney sahası değil; yerleşme alanı sundu.

Milli Mücadele yıllarında Ankara’nın üstlendiği rol, bu birikimin sonucudur. Şehir, savaşın yalnız askerî değil; idarî ve toplumsal yükünü de taşıyabildi. Bu taşıma kabiliyeti, sonradan edinilmiş bir özellik değildi. Ankara, tarih boyunca yük taşımaya alışmıştı. Modern devletin yükünü de bu alışkanlıkla karşıladı.

Başkentlik kararı alındığında Ankara şaşırmadı. Şehir, bu rolü yadırgamadı. Çünkü Ankara, kendini bir vitrin olarak değil, bir merkez olarak düşünmeye alışmıştı. Merkez olmak, bağırmak değil; toplamak demektir. Ankara, toplama işini iyi bilen bir şehirdi.

Bu yüzden Ankara’nın başkent oluşu, şehirde bir kopuş yaratmadı. Hayat bir anda değişmedi; ama yön kazandı. Şehir, yeni devletin diliyle konuşmayı öğrendi; ama kendi sesini kaybetmedi. Bu denge, Ankara’yı kalıcı bir başkent yaptı. Geçici çözümler, geçici başkentler üretir. Ankara, geçici değildi.

Başkentlik, Ankara için bir ödül değil; bir sorumluluktu. Şehir, bu sorumluluğu taşımayı kabul etti. Kabul etmek, istemekten daha zordur. Ankara, bu zorluğu göze aldı.

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
YAZARLAR
Talat Paşa Aydemir
Talat Paşa Aydemir
Ankara sadece Ankara mıdır?
Erkan Zorlu
Erkan Zorlu
Eskiden sokaklar birbirini tanırdı.
Dilek Yılmaz
Dilek Yılmaz
Algoritma Efendi.
Durak Avcıoğlu
Durak Avcıoğlu
Sınırın ötesindeki gölge hesap
Dağıstan Türkmen
Dağıstan Türkmen
Ticaretin gölgesindeki büyük hesap
Oylum Demiray
Oylum Demiray
Gücün dili değişirken
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
ANKET
Türkiye'nin aktif dış politikasını nasıl buluyorsunuz?

Doğru Buluyorum
Yanlış Buluyorum
Fikrim Yok

Sonuçları göster Anket arşivi
ARŞİV
Ana Sayfa Gündem Siyaset Ekonomi Asayiş Eğitim-Bilim Kültür-Sanat Sağlık-Yaşam Spor Yerel Haberler Teknoloji
KünyeKünye FacebookFacebook TwitterTwitter Günün HaberleriGünün Haberleri