Ana Sayfa Gündem Siyaset Ekonomi Asayiş Eğitim-Bilim Kültür-Sanat Sağlık-Yaşam Spor Yerel Haberler Teknoloji Kim Kimdir?
PFDK’dan Fenerbahçe, Beşiktaş ve Kocaelispor’a Para Cezası
PFDK’dan Fenerbahçe, Beşiktaş ve Kocaelispor’a Para Cezası
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İtalya, Arjantin ve Katar Büyükelçilerini Kabul Etti
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İtalya, Arjantin ve Katar Büyükelçilerini Kabul Etti
Bakan Tunç: Çözüm Yeni ve Sivil Anayasa
Bakan Tunç: Çözüm Yeni ve Sivil Anayasa
Aralık 2025 Sanayi Üretimi Verileri Açıklandı
Aralık 2025 Sanayi Üretimi Verileri Açıklandı
İnşaat Maliyet Endeksinde Yıllık Artış Yüzde 24’ü Aştı
İnşaat Maliyet Endeksinde Yıllık Artış Yüzde 24’ü Aştı

Talat Paşa Aydemir

ANKARA VE TÜRK DEVLET AKLININ TARİH İÇİNDE KURULUŞU
1 Ocak 2025 Çarşamba

Ankara’yı anlamak için önce Türk tarihini nasıl okuduğumuzu sorgulamak gerekir. Türk tarihi, yalnız fetihlerin, zaferlerin ve genişleyen hudutların hikâyesi değildir. Asıl mesele, bu tarih boyunca devletin nasıl ayakta kaldığı, hangi kırılmalardan geçerek kendini yeniden kurabildiğidir. İşte Ankara, tam bu sorunun cevabında duran bir şehirdir. Ne en parlak payitahtlardan biri olmuş, ne de uçlarda romantik bir fetih menzili olarak kalmıştır. Ankara’nın tarih içindeki rolü daha sessiz, ama çok daha derindir: devletin toparlanma mekânı olmak.

Türk tarihini uçlardan okuyanlar, merkezleri ıskalar. Oysa her büyük devlet, en çok merkezlerinde sınanır. Merkez, iktidarın yalnızca gücünü değil, aklını ve sabrını da açığa çıkarır. Ankara bu bakımdan bir şehirden çok, bir muhasebe alanıdır. Devlet burada ya dağılır ya da yeniden kendini bulur.

Ankara’nın coğrafyası bu kaderi tesadüfen taşımamıştır. Orta Anadolu’nun kalbinde yer alan bu saha, tarih boyunca yolların kesiştiği, orduların geçtiği, ticaretin durakladığı bir kavşak olmuştur. Fakat Ankara’yı asıl önemli kılan, yalnızca geçiş noktası olması değildir. Nice kavşak şehir vardır ki tarih sahnesinden silinmiştir. Ankara ise silinmemiştir; çünkü o, geçilen değil tutulan bir merkez olmuştur.

Selçuklu Türkleri Anadolu’ya yerleşirken Ankara’yı bir uç şehri olarak değil, istikrar alanı olarak görmüşlerdir. Osmanlı da Ankara’yı fethedilmiş bir belde olmaktan ziyade, elde tutulması gereken bir merkez olarak değerlendirmiştir. Bu bakış, Türk devlet aklının temel karakterini yansıtır. Türkler için esas mesele, bir yeri almak değil; orada kalabilmektir. Kalabilmek ise yalnız askerî güçle değil, idari dengeyle, toplumsal düzenle ve manevî süreklilikle mümkündür.

Ankara, işte bu sürekliliğin taşlaştığı yerdir. Burada devlet, sadece yönetmez; kendini sınar. Zor zamanlarda Ankara’nın öne çıkması bu yüzdendir. Devletin merkezi çöktüğünde, gözler ister istemez bu şehre döner. Çünkü Ankara, ihtişamın değil, dayanıklılığın mekânıdır.

Bu dayanıklılık, tarih boyunca defalarca sınanmıştır. Selçuklu düzeninin çözülüşü, beylikler devrinin dağınıklığı, Osmanlı’nın kuruluş sancıları… Bütün bu süreçlerde Ankara, kimi zaman arka planda ama daima ayakta kalmıştır. Devlet, bu şehirde yeniden nefes almıştır.

İşte bu yüzden Ankara’yı yalnızca Cumhuriyet’le başlatmak, Türk tarihine yapılabilecek en büyük haksızlıklardan biridir. Ankara, başkent olmadan çok önce, başkent olma yükünü taşıyan bir şehir olmuştur. Bu yük, askerî olduğu kadar zihnî ve manevî bir yüktür.

Bu noktada Ankara’nın tarihindeki en büyük kırılma anına gelinir. Türk devlet geleneğinin belki de en ağır sınavı olan 1402 yılına…

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
YAZARLAR
Talat Paşa Aydemir
Talat Paşa Aydemir
BAŞKENTLİĞİN NİHAİ GEREKÇESİ: KARAR AHLAKININ GELECEĞİ
Erkan Zorlu
Erkan Zorlu
Sessiz izleme çağında istihbarat
Oylum Demiray
Oylum Demiray
Geçiş süreci nasıl olacak?
Ali Kemal Koçak
Ali Kemal Koçak
Eşit yurttaşlık safsatası neyin hesabı
Dilek Yılmaz
Dilek Yılmaz
Zıvanadan çıkmak!
Yavuz Münir Saatçi
Yavuz Münir Saatçi
Macaristan sonuna kadar Türk Yüzyılının arkasında
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
ANKET
Türkiye'nin aktif dış politikasını nasıl buluyorsunuz?

Doğru Buluyorum
Yanlış Buluyorum
Fikrim Yok

Sonuçları göster Anket arşivi
ARŞİV
Ana Sayfa Gündem Siyaset Ekonomi Asayiş Eğitim-Bilim Kültür-Sanat Sağlık-Yaşam Spor Yerel Haberler Teknoloji
KünyeKünye FacebookFacebook TwitterTwitter Günün HaberleriGünün Haberleri