Türkiye’nin savunma vitrininde öne çıkan Tayfun Blok-4 füzesine ilişkin değerlendirmelerde bulunan önceki dönem milletvekillerinden, Parlamenter Gazeteci ve Yazarlar Birliği Başkanı İbrahim Aydemir, sistemin bölgesel dengelerde yeni bir sayfa açtığını ifade etti.
Aydemir, IDEF sürecinde tanıtılan füzenin teknik kabiliyetleri kadar oluşturduğu caydırıcı etkiyle öne çıktığını belirtti. Uzun menzil ve hassas vuruş kapasitesinin Türkiye’nin güvenlik mimarisinde kritik bir eşik anlamı taşıdığını vurguladı.
Savunma projelerinin ani kararlarla ortaya çıkmadığını hatırlatan Aydemir, bu tür sistemlerin yıllara yayılan ihtiyaç analizleri, konsept çalışmaları ve bütçe planları sonucunda hayata geçtiğini söyledi. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin talep ve sahadan gelen veriler doğrultusunda yerli üretim hatlarının şekillendiğini dile getirdi.
STRATEJİK CAYDIRICILIK VURGUSU
Aydemir’e göre Tayfun Blok-4, klasik topçu yaklaşımının ötesine geçen bir vurucu güç perspektifi sunuyor. Füze tabanlı derin vuruş kabiliyetinin son yıllardaki çatışma sahalarında belirleyici rol üstlendiğini hatırlattı.
Füzenin kara hedeflerinin yanında deniz üzerindeki hedeflere yönlendirilebilmesinin operasyonel esnekliği artırdığını belirten Aydemir, nokta hassasiyetinin stratejik tesisler açısından kritik sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.
Bölgesel gerilimlerin arttığı bir dönemde uzun menzilli sistemlerin savunma planlamasında ön sıralara yükseldiğini kaydeden Aydemir, Türkiye’nin bu alanda sınırlı sayıdaki ülkeler ligine yaklaşmasının önemli bir eşik olduğunu değerlendirdi.
Aydemir, savunma sanayisindeki yerli üretim ivmesinin ihracat kabiliyetini de güçlendirdiğini sözlerine ekledi.